Tuncer Bakırhan: “Bugün CHP’ye Giden Kolluk, Yarın AKP’ye Gider”

Tuncer Bakırhan:

Tuncer Bakırhan, 2 Haziran 2026 Partisi’nin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında alınan butlan kararını sert bir şekilde eleştirdi. Bakırhan, “Hukuksuzluk, adrese teslim olarak başlar ama asla yerinde kalmaz. Bugün bir partinin kapısını zorla açan anlayış, yarın tüm siyasetin kapısına dayanacaktır. Bunu geçmişte pek çok kez gördük ve deneyimledik. Bugün CHP’ye giden kolluk, yarın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) gidecektir. Daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), DEVA, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’ne de ulaşacaktır. Bu durum bize sürekli olarak geldi. O hukuksuzluğu iyi tanıyoruz ve sistem de bunun bilincinde. Bizim kapımızın önünde dursa bile çok fazla bir şey elde edemeyeceğini de biliyor.” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, toplantıda gündeme dair yaptığı değerlendirmelerde ise şu noktalara dikkat çekti: “Butlan kararı, hukuki bir meselenin çok ötesinde bir durumu temsil ediyor. Türkiye, hem ekonomik hem de siyasi krizlerin en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Ana muhalefet partisi CHP’ye karşı İstinaf Mahkemesi’nin verdiği ‘mutlak butlan’ kararı ve genel merkezin kolluk kuvvetleri tarafından basılması, bu krizlerin en belirgin yansıması oldu. Bu karar, demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme çabasıdır. Bizlere başka hikayeler anlatmaya çalışmasınlar. Demokratik siyasetin, dışarıdan hukuk müdahaleleriyle şekillendirilmek istendiği aşikardır. Siyaseti yargı kararlarıyla düzenlemek, demokrasiyi arka planda etkisizleştirmek anlamına gelir.”

Bakırhan, bu noktada şunları ekledi: “Hiç kimse ‘bu bir yargı kararıdır’ diyerek 86 milyona ‘cambaza bak’ oyunu oynamasın. Bizler, Türkiye’deki mevcut rejimin en yakın tanıklarıyız. Bu gelenek, hiçbir zaman cambaza bakmamızı gerektirmedi. Biz demokratik meşruiyetin yanındayız ve sandığın iradesinin yargı kararlarıyla iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz. Bu durum yalnızca bir siyasi partiyi değil, tüm siyasi ve sivil toplum alanını tehdit etmektedir. Yargıtay, derhal bu duruma bir son vermeli ve Türkiye’de demokratik yaşamın önünü açmalıdır.”

Bakırhan son olarak, “Eğer bugünkü fail yarının mağduru olmak istemiyorsa, rotamız demokrasi, pusulamız siyaset ve güvencemiz hukuk olmalıdır. Ancak, siyasi rekabet başkalarının değerleriyle yapılamaz. Türkiye’nin siyasi tarihinde bazı etiketler, diğer suçlamalarla kıyaslanmayacak kadar büyük bir yıkım gücüne sahiptir. Hangi niyetle söylenirse söylensin, bu tür ithamlar siyasi operasyonların örtbas edilmesinin en kolay yoludur.” şeklinde uyarılarda bulundu.

Author: Yusuf Arslan