
Amerika Birleşik Devletleri’nin San Francisco Körfez Bölgesi’nde yer alan Colma kasabası, yaşayan nüfusundan yaklaşık bin kat daha fazla ölünün gömülü olduğu sıradışı yapısıyla dikkat çekiyor. Yalnızca bin 385 canlı insanın yaşadığı 5,7 kilometrekarelik bu kasabada, tam 1,5 milyon merhum bulunuyor.
San Francisco Körfez Bölgesi’nin en sıradışı yerleşim yerlerinden biri olan Colma kasabası, mezarlıkları korkutucu alanlar olarak görmek yerine günlük yaşamın, peyzajın ve kültürün doğal bir parçası haline getirdi.

SAN FRANCISCO’DAKİ YASAK DÖNÜM NOKTASI OLDU
Bölgenin dönüşümü 1900 yılında San Francisco’da şehir içi defin işlemlerini durduran belediye yasasının kabul edilmesiyle başladı. Şehirde büyüyen nüfusa yer açmak ve sağlık endişelerine yanıt vermek amacıyla yeni definler yasaklanınca, cenaze endüstrisi ve yüz binlerce naaş güneye taşındı. 1880’lerde çiftçilerin lahana yetiştirip domuz beslediği meralardan oluşan Colma, bu kararın ardından devasa bir nekropole dönüştü.
Kasabada şu anda insanlar için ayrılmış 16 mezarlık bulunuyor. Evcil hayvanlar için ayrılmış özel alan da dahil edildiğinde bu sayı 17’ye ulaşıyor. Canlı nüfusun ve konutların gelişi ise bu altyapının kurulmasından çok sonra gerçekleşti.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1950 yılında inşa edilen ve yaklaşık 200 evden oluşan Sterling Park mahallesiyle birlikte kasaba sakinleri, onlarca yıldır orada olan mezarlık yapısıyla iç içe yaşamaya başladı.

“ÇOK SESSİZ KOMŞULARIMIZ VAR”
Kasabanın 8 dönem boyunca belediye başkanlığını yapan ve şu an belediye başkan yardımcılığı görevini yürüten Helen Fisicaro, ölüleri “çok sessiz komşular” olarak tanımlıyor.
Kasaba halkı ile defin alanları arasındaki bu saygılı bir arada yaşam, çocukların oyun rutinlerine bile yansımış durumda. Kasabada büyüyen Owen Molloy, çocukken oyun oynamak için mevcut tek açık alanın mezarlıklar olduğunu belirtiyor.
Molloy, çocukların cesetlerin gömüldüğü noktalara basmamaları gerektiğini bilerek büyüdüklerini, ancak mezarlıklardan hiçbir zaman korku duymadıklarını aktarıyor. Kasabada askeri törenlerdeki silah saygı atışları, Çinlilerin Qingming Festivali kapsamında düzenlediği havai fişek gösterileri ve uzun cenaze alayları günlük rutinin bir parçası sayılıyor. Mezarlıklar; bisiklet sürme yolları, aile piknikleri ve “Mezarlıkta Sinema” geceleri gibi etkinliklerle toplumsal yaşamın merkezinde yer alıyor.

TARİHİ BARIN CENAZE MESAİSİ
Kasabanın ilk yerel siyasi örgütlenmesi de doğrudan bu alanlar tarafından şekillendi. Colma’nın ilk belediye meclisi 5 mezarlığın temsilcilerinden oluşturulmuştu. Cenaze kültürünün ekonomik ve sosyal hayatı belirlediği kasabada, 1927 yılından beri faaliyette olan Molloy’s Tavern adlı bar da tarihi bir hafıza merkezi görevi görüyor. Holy Cross Katolik Mezarlığı’nın tam karşısında bulunan bu mekan, cenaze çalışanlarının ve defin sonrası taziyeye gelenlerin uğrak noktası olmayı sürdürüyor.

Kasaba mezarlıkları aynı zamanda dünyaca ünlü isimlerin son dinlenme yeri konumunda bulunuyor. Kot pantolonun mucidi ve Levi’s markasının kurucusu Levi Strauss, ünlü beyzbolcu Joe DiMaggio, medya patronu William Randolph Hearst ve siyasetçi Dianne Feinstein gibi isimlerin kabirleri bu kasabada yer alıyor. Yaşayan ve ölü tezatlığını mizahi bir dille kutlayan kasabanın resmi mottosu ise durumun özeti niteliğinde: “Colma’da hayatta olmak harika!“

